Ahmet ODABAŞ
Bayındır üzerine araştırma yaparken, çalışma alanımız küçük bir alan ile sınırlanmış olur mu? Bayındır’ı düşünmek, çok daha geniş bir coğrafyada yerimizi bulmak gibi bir şey.
Efes ile Sard arasındaki Kral Yolu, dar bir alan değil mi? Sard’dan başlayıp, Bergama ve Çanakkale’ye giden yollar, Manisa Spil’den geçen ve Spil’e yine bir kabartma ile yol işareti koyan uygarlık aynı uygarlık. Karabel Kabartması, İzmir yönünü işaret etmektedir. Hemen sonrasında Vişneli Köyü ve ondan sonra, Buca-Kaynaklar… Karabel Kabartması’nın yakınında bulunan ve şu anda yıkılmış olan su kemerinin Buca-Kaynaklar’a su götürdüğü ve toplanan suların İzmir’de bulunan su kemerleri kanalı ile İzmir’in su ihtiyacını karşıladığını düşünebiliriz.
Hitit’ler ile Ege Uygarlıklarının aynı uygarlığın parçaları olduğunu kabul etmemiz için bir çok neden var. Hiçbir uygarlığın temelinde kafatası iddiası olamaz. Hem Adem ve Havva’dan geldiğimizi söyleyip hem de Anayasa’nın eşitlik prensibini inkar eden insancıklar olsa olsa kendisi ile çelişik kişilerdir.
Manisa Dağlarından Bergama’ya giden yol da Bayındır’dan geçen yol ile benzer işlevi görmektedir. Foça ve çevresi de aynı yol üzerindedir. Az önce, Tire adı ile Tiren denizi, Anadalu ile İtalya arasındaki ilişkileri anlatan bir yazı okudum.
Yine Hitit dili ile Latince arasındaki karşılaştırmayı, bir başka kaynakta okumuştum. Şu anda hatalı kaynakça göstermek istemiyorum. Hitit uygarlığı üzerine Tübitak Yayınları’ndan çıkan Sedat Alp ve Ekrem Akurgal’a ait kitapları özenle okuyun. Başkaca yazarlar da var. Sten Lyod adını yanlış yazdı isem, düzeltmeliyim.
Tire’nin güneyini oluşturan Güme Dağları yada Aydın Dağları üzerinden geçen ve Sard ile Efes’i birbirine bağlayan ikinci yol da incelenmesi gereken bir ayrıntı. Meryemana Evi bu yol üzerinde olsa gerek. Devamındaki kalıntıları ilgililer bulsun lütfen.


