Böyle kentlerde yaşamanın mutluluğu çok farklı iken ticaret yapanlar, siyaset yapanlar ve gazetecilik yapanlar için aslında durum hiç böyle değildir.
Ticaret yapanlar; Nüfusun az olmasından, ekonomik devir daim yetersiz olduğundan kazançlarından çok tatminkar olmadıklarından mutlu değillerdir.
Siyaset yapanlar; Herkes birbiriyle tanışık olduğundan ve her gün herkesin birbiriyle en az bir kere karşı karşıya gelebilme ihtimali olduğundan ve seçmen sayısı az olduğu için rahat politika yapamadıkları için istedikleri gibi gündem yaratamadıklarından mutlu değillerdir.
Gazeteciler ise; Herkesle tanışık olduklarından, yazacakları birini mutlaka rahatsız edeceğinden dolayı her daim yukarı tükürseler bıyık, aşağı tükürseler sakal misali hep bir taraf gözüken ama kimsenin tarafına karar veremediği durumda kaldığı için mesleğini yapmakta zorlanan kişiler olurlar. Tabi doğal olarak kentin ufak, nüfusun az olması demek ilçede ki gündeminde çok olmamasına sebep olduğundan gazetecilerde mutlu değildir.
Fakat Allaha şükür bizim kentimizde Ticaret yapanları bilmem ama Siyaset yapanlar ile Gazetecilik yapanlar da çok mutlu.
Siyaset yapanlar gündem yaratmayı başarırlarken, gazetecilerde bu kadar çok gündemin içinde mesleklerini zorlanmadan yaptıkları için mutlu.
Pazar günü yazı yazıyorsun, diğer yazının zamanı geldiğinde acaba bu hafta ne yazayım diye düşünmekten değil, acaba hangi konuyu yazayım diye karar vereyim derken gecikiyorsun.
Bu haftada gündem çok yoğun minik kentimizde…
Son yazısında çok ama çok derin konulara değinen ustam, atam, babam Hilmi Gider’in yazısına mı değinsem,
Babamın ocağı olan Cumhuriyet Halk Partisine mi değinsem,
Babamın ocağında, beraber yaşlandığı, bu kentte Atatürk deyince, Atatürkçülük deyince, ADD deyince ilk akıllara gelen Allah rahmet eylesin nur içinde yatsın Şükrü Özkaynak’a mı değinsem,
Baba ocağından gördükleri lüzum üzerine istifa edip, sonrada geri dönmek istediği için çeşitli polemiklerle baba ocağına tekrar asla kabul edilmemesi için çaba sarfedileceği konuşmayı gündeme getiren, partinin her sandalyesinde çalışmış Ayhan Özkaynak gibi abilere yada kardeşlere mi değinsem,
Ayhan Özkaynak gibi Baba ocağında büyümüş fakat sebebi ne olursa olsun gidenler için ‘Nasıl baba ocağına geri döndürürüz’ü değil, Nasıl dönmelerini engelleriz’ diyenlere mi değinsem,
Baba ocağında yolunda gitmeyen işlerin olduğunun ispatı olan 4500 oy kaybının sebeplerini araştırıp çözüm bularak ‘bu 4500 kişi neden oy vermedi’ bunları tespit edip gönüllerini alalım denileceğine, o 4500 kişiyi bulup partiden hatta ilçeden ihraç etmek için cadı avına çıkanlardan mı bahsedeyim,
Baba ocağı kontenjanından kabul görülmeyen Cumhuriyet Halk partisine ‘ ABLA OCAĞI’ kontenjanından kabul görüp katılan sonrasında da sahiplenilmeyenlerden mi bahsedeyim,
Meclis Üyelerimiz ilk Meclis toplantısına katıldılar, komisyonlara seçildiler, Kim hangi komisyona seçildi. Bunlardan mı bahsedeyim,
Benimde ayakta alkışladığım olmazsa olmazlardan ‘Esnaf Komisyonu’ kuruldu. Çokta iyi oldu. Bu konuya mı değineyim.
Seçilen Meclis üyelerinin hangilerini tebrik edeceğiz, bu konuya mı değineyim,
Belediyenin içinde taraf olup rakip adayları destekleyenleri hain ilan ederek işten çıkarılma, mobing uygulanma ve baskı altına alma gibi yöntemlere başvuranlardan mı bahsedeyim,
Deve kuşu gibi kafasını kuma gömüp, alttan iş çevirip, gizli gizli pazarlıklar yapıp ve sonucunda kim kazanırsa kazansın, kazanan için ‘zafer fotoğrafı’ paylaşırızı hesaplayıp Filiz Başkan kazanınca hemen en önde fotoğraf çektirenleri emektar ilan edenlerden mi bahsedeyim,
Yoksa gece gündüz demeden Filiz Başkan için çalışıp, başka biri kazanırsa ‘Filizci diye ötelenmeyi’ göze alıp seçimden sonra aranmayan sorulmayan unutulan kişilerden mi bahsedeyim,
Seçim döneminde ne iş yapacağını bile bilmeyip yeter ki Belediye de işe gireyim gerisi önemli değil mantığı ile dolgun ücretle çalıştıkları iş yerlerinden hatta tazminatlarından bile vazgeçerek Belediye’ye işe girdiğini sanıp fakat ilk maaş hakedişlerini aldıklarında meğer asgari ücretle çalışıp hiçbir sosyal haklarının olmadıklarını gören ve pişman olan Efes Proje Şirketi’nin yeni çalışanlarından mı bahsedeyim,
Yeni dönemde yönetim kademelerinde köklü değişikliklerin yapılacağı ve planlandığı konuşulan Selçuk Belediyesinde gerçekten de köklü değişiklikler olacak mı, olacaksa yeni başkan yardımcıları kim olacak, yeni müdürler kim olacak gibi yeni merak edilen sorulara mı değineyim,
Turizm sezonu açılıyor. Kentimizde Turizm koordinasyon toplantısı yapıldı. Ne kararlar alındı. Bunlara mı değineyim,
Belediye Meclisinde, ayakta alkışladığım Esnaf Komisyonu gibi Turizm komisyonu neden kurulmadı buna mı değineyim;
Kentimize gelmiş bir şans olarak gördüğüm ve Esnafından çiftçisine, Turizmcisinden işçisine yediden yetmişe herkesin kısa sürede hayran kaldığı ilçe kaymakamımız Oğuz Alp Çağlar’dan mı bahsedeyim,
Kentimizde değer katacağını düşündüğüm yeni kurulum aşamasına başlanmış olan Genç işadamları derneğinden mi bahsedeyim,
Kentimizde bir çok sosyal sorumluluk projesinin yapılması hedeflenen ve kurulum şeması hazırlanan Vakıf’tan mı bahsedeyim,
Yerel iktidara yapılan eleştirilere, eleştirilen kişinin bile cevap vermesini beklemeden hemen klavye başına geçerek ismi ve soyadı ile yorum yapanlar ve adından soyağacından utanıp adı ile bir yere gelememiş babalarının hatta soyadlarının bile saygınlığını yitirmiş olan cesaretsiz, ancak fake hesaplarla cesaret bulup laf ebeliği yapan dalkavuklardan mı bahsedeyim,
Daha da birçok gündem konusu….
Görüyorsunuz bizde konu çok. İsterim ki muhataplarında da halkımıza verecek cevap çok olsun.
Baba ocağı, Abla ocağı, Hainlik, Dalkavukluk, Nezaket, ihanet, Deve Kuşları ……….. hepsini yazacağız ama ilk olarak eleştirilerden uzak ayakta alkışladığım ve bence tüm belediye başkanlarının hayata geçirmesi elzem olan ESNAF KOMİSYONU’ndan başlamak istiyorum.
Kentler de Esnaflar ne kadar refah içinde huzur içinde olursa kentin gelişimi o kadar kaliteli olur.
Esnaf ne kadar düzenli adil olursa, Halk o kadar rahat olur.
Esnafın sorunlarının çözümü, Halkın Esnafla arasındaki bağın güçlenmesinde çok yararlı olacağını düşündüğüm Esnaf Komisyonun ilçemize ne kadar faydalı olacağını önümüzdeki süreçte hepimizin şahit olacağını düşünüyorum. Bu komisyonun ilçemize kazandırılmasında başta Belediye Başkanımız Filiz Ceritoğlu Sengel’e Esnaf Odası başkanımız Okan Kamak’a ve emek veren herkese teşekkür ederim.
Ayrıca Komisyonda görev alacak Meclis Üyeleri Türker Uygur, Cem Subaşı, Metin Erkan, Kamil Yılmaz’a başarılar diliyorum.
Esnaf Komisyonu’nun ilçemize daha çok yararı olması için, bu komisyonun ne işe yaracağını, hangi konularda kentimize faydalı olacağını halkımıza ve esnaflarımıza anlatmaları için herhangi bir lansman toplantısı tarzında bilgilendirme yapılması, Komisyonun işlevselliğinin artmasına sebep olacağını düşündüğümden bizlere de bir görev düşerse seve seve katkı koymak istediğimizi belirtmek isterim.
İlçemize yapılan her türlü toplumsal hizmetin savunucusu olacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın.
Umuyorum ki geçen dönem yaşanılan aksaklıklardan ders alınır ve artık yoğurt üfleyerek yenir. Eleştirilen hataları tekrarlamadan kente hizmet aşkı ile bu kenti yönetenlerinde en büyük savunucusu biz oluruz.


